Hukuk devletinin temel özelliği, idarenin işlem ve eylemlerinin
yargı denetimine tabi olmasıdır. Anayasamız'ın yargı yolu başlıklı 125.
maddesinde, "idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu
açıktır" hükmü bulunmaktadır.
Birer idari işlem olan vergi hukukuna ait tarh, tahakkuk, tahsil
işlemleri, yargı denetimine tabidir. Ancak bütün idari işlemlerde olduğu
gibi, vergilendirme işlemlerinde yargı yoluna gidilebilmesi için işlemin
icrai nitelikte olması gerekir. Bu nedenle, kişiler nezdinde herhangi
bir sonuç oluşturmayan, bir başka deyişle sadece idarenin iç işleyişi
açısından önem taşıyan işlemlerle, icrai işlemlerin hazırlık işlemleri,
kesin ve yürütülmesi zorunlu olmayan işlemlerden olması nedeniyle dava
konusu yapılamaz. Örneğin, bir özelge (mukteza), bir yoklama tutanağı
veya vergi inceleme raporu, doğrudan dava konusu yapılamaz. Ancak dava
konusu yapılamayan iç veya hazırlık işlemi olarak nitelendirilen
işlemlerden hareketle icrai işlem yapılırsa, örneğin bir vergi/ceza
ihbarnamesi düzenlenir ve tebliğ edilirse, bu takdirde icrai işlemle
birlikte dava konusu yapılabilirler.
Vergilendirme işlemlerinin yargısal denetiminde görevli mahkemeler,
vergi mahkemeleridir. Vergilendirme işlemlerine muhatap olan vergi
mükellefleri veya vergi sorumlularınca vergi mahkemelerinde dava
açılmasına ilişkin süre ve usuller, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK)
düzenlenmiştir.
Vergi mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre
gösterilmedikçe, kural olarak 30 gündür (İYUK md.7). Kural olarak
belirlenen bu sürenin istisnaları vardır. Bu istisnaların birisi Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da yer almıştır. Bu kanuna
göre, haklarında ihtiyati haciz uygulananlar ile ihtiyati tahakkuk
işlemi üzerine ihtiyat haciz uygulananların ihtiyati hacze karşı
açacakları davalarda süre, 7 gündür. Ancak bu süre, ihtiyati haczin
sebebine karşı açılacak davalarla ilgilidir. Kişilerin ihtiyati hacze
muhatap olamayacakları iddiası ile açacakları davalarda ise süre, genel
kurala tabidir. Ödeme emrine karşı açılacak davalarda da, dava açma
süresi 7 gün ile sınırlandırılmıştır. Vergi Usul Kanunu'nda da, emlak
vergisi için belirlenen arsa değerleri ile inşaat maliyet bedellerine
karşı açılacak davalar için özel süreler öngörülmüş, uzlaşma
müessesesinde uzlaşamama hali ile düzeltme müessesesinde düzeltme
talebinin reddine karşı açılacak davalarda süre hesaplamaları özellikli
hale getirilmiştir.
Vergilendirme işlemlerine karşı açılacak davalarda süreler tebliğ, ilan
veya yayın tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Sürelerin
hesabında tatil günleri süreye dahildir. Ancak sürenin son günü tatil
gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine
kadar uzar. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yazılı sürelerin son günü
adli tatile rastlarsa, bu takdirde süre, adli tatilin bitimini izleyen
günden itibaren 7 uzamış sayılır. Ancak bu uzama, İYUK dışındaki diğer
kanunlarda yazılı süreleri, örneğin yukarıda saydığımız İYUK dışında
düzenlenen dava açma sürelerini kapsamaz.
Vergilendirme işlemlerine karşı açılacak davalarda süreler, tebliğ, ilan
veya yayın tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlamakla
birlikte, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tevkif
yoluyla alınan vergilerde istihkak sahibine ödemenin yapıldığı, tescile
bağlı vergilerde ise tescilin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar.
Vergi mahkemelerinde dava açılabilmesi, dava dilekçesinin yetkili vergi
mahkemesine veya yetkili vergi mahkemesine gönderilmek üzere bulunan
yerdeki idare veya vergi mahkemesine, idare ve vergi mahkemesi
bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk hakimliklerine, yahut yabancı
ülkelerde Türk konsolosluklarına verilmesine bağlıdır. Dava dilekçesinin
bu sayılan merci veya makamlara tevdili ile tevdii tarihi itibariyle
dava açılmış sayılır. Hukukumuza göre, posta yolu ile dava açılması
mümkün değildir.
Vergi mahkemelerine verilen dilekçelerle davanın açılmış sayılması için,
dilekçenin, mahkeme başkanının havalesi ile mahkeme esas defterine
kaydedilmesi ve harcının ödenmesi gerekir.
Kural olarak her işlem (her vergi/ceza ihbarnamesi) ayrı bir dava konusu
yapılmak durumundadır. Ancak, aynı mükellefle (veya vergi sorumlusu) ile
ilgili olan ve aynı tarhiyat sebebine dayanan işlemlerde, işlemlerin
tümü için tek dava açılabilir. Ancak işlemlere karşı ortak açılan
davalarda, işlem türleri itibariyle temyiz mercinin de aynı olması
gerekir. Örneğin, bir şirketin 2002 yılı hesapları dolayısıyla yapılan
inceleme sonucunda hazırlanan vergi inceleme raporuna dayanarak ve bir
kısım giderleri reddedilmek suretiyle kurumlar vergisi, kurum stopaj
vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatlarına muhatap kalması halinde,
bu tarhiyatlardan ilk ikisi için ortak dava açılabilirken, katma değer
vergisi tarhiyatı bu davaya dahil edilemez. KDV tarhiyatı için ayrı dava
açılması gerekir. Zira, kurumlar vergisi ve kurum stopaj vergisi için
mahkemece verilecek kararın temyiz mercii, Danıştay 3 veya 4. Dairesi
iken, katma değer vergisi dolayısıyla verilecek kararların temyiz mercii
Danıştay 7 veya 9 Dairesi'dir.
Vergi mahkemelerinde dava açılmasına ilişkin süreler, hak düşürücü
niteliktedir. Vergi yargısında hak arayabilmek için vergi hukuku kadar
yargılama usulü hukukuna da vakıf olmak gerekir. Yoksa bir davadan haklı
çıkmak için, sadece haklı olmak yeterli değildir. Önemli olan, hakkın
usulünce savunulmasıdır.
Vergi Mahkemeleri
Vergi mahkemeleri vergi yargısında ilk derece mahkemesi olarak görev
alırlar.
Ceza ihbarnamelerine karşı 30 gün; ödeme emirlerine karşı ise 7 gün
içinde mahkemeye başvurmak gerekmektedir.
Vergi mahkemesi bir başkan ile yeteri sayıda üyeden, mahkeme kurulları
ise başkan ile iki üyeden oluşur. Mahkeme heyeti uyuşmazlığı inceleyecek
ve karara varacaktır. Vergi Mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolu
açıktır.
Bölge İdare Mahkemeleri
Bölge idare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin yürütmenin durdurulması
hakkındaki karaları ve tek hakimle verdiği nihai kararları itiraz
üzerine incelemekle görevlidir.
Vergi mahkemelerinin yürütmenin durdurulması hakkındaki karalarına karşı
7 gün; tek hakimle verilen nihai kararlara karşı 30 gün içinde itiraza
başvurmak gerekir. İtiraz süresi, kararın ilgiliye tebliğinden itibaren
hesaplanacaktır.
Bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Bu
kararlara karşı Danıştay’a temyiz başvurusu yapma imkanı yoktur.
Danıştay
Danıştay’ın temelde iki fonksiyonu vardır. Hem İdarenin genel
düzenleyici işlemlerinde danışma ve inceleme mercii olarak hem de vergi
ve idare mahkemelerinin verdiği kararları inceleyecek temyiz mercii
olarak görev yapar.
Danıştay, onbiri dava dairesi, ikisi idari daire olmak üzere toplam 13
daireden oluşur. Yargı görevi ifa eden 11 daireden vergi yargısında
görev alan dairelerin görev dağılımları aşağıdaki gibidir:
• 3. Daire: Gelir, Kurumlar ve Vergi Usul Kanunu ile 6183 Sayılı Kanun’a
ilişkin davalar
• 4. Daire: Gelir, Kurumlar ve Vergi Usul Kanunu ile 6183 Sayılı Kanun’a
ilişkin davalar
• 7. Daire: Gümrük ve gider vergileri ile ithale ilişkin vergilere,
katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, motorlu taşıtlar ve taşıt
alım vergilerine, veraset ve intikal vergisine, 6183 Sayılı Kanun’a,
damga vergisine ve dış seyahat harcamaları vergilerine ilişkin davalar
• 9. Daire: Katma değer vergisine, emlak vergisine ve emlak alım
vergisine; gayrımenkul kıymet artış vergisine, köy, belediye ve özel
idare vergi, resim, harç payları ile bunların diğer gelirlerine ve
bunlara ait tarifelere, Harçlar Kanunu’na ve 6183 Sayılı Kanun’a ilişkin
davalar
Danıştay’da bu dairelerin dışında Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel
Kurulu ve Danıştay İçtihatları Bileştirme Kurulu adlarında iki ayrı
kurul daha vardır. Bu dairelerden ilki vergi mahkemelerinin ısrar
kararlarını ve Danıştay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı
davalarda vergi dava dairesi tarafından verilen kararları inceler.
Danıştay İçtihatları Bileştirme Kurulu’nun görevi ise Danıştay’daki tüm
kurumlar arasında oluşabilecek farklı kararları tek görüş altında
toplamak, kısaca “içtihatları birleştirmek”tir. Bu kurulun almış olduğu
kararlar vergi mahkemelerinin aynı konuda görecekleri davalarda
bağlayıcı nitelik taşır.
Vergi Mahkemesi’nin verdiği kararları Danıştay nezdinde temyiz etmek
için kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a
başvurulması gerekir.
1988 yılında Maliye Teftiş Kurulu'nda Maliye Müfettiş Yardımcısı olarak çalışmaya başlamış olup, 1992 yılında Maliye Müfettişliğine; 1998 yılında da Maliye Başmüfettişliğine atanmıştır.
16 yıl kamuda Maliye Teftiş Kurulu, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda üst düzeyde hizmet vermiştir.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri Michigan Eyaletinde Ferris State Üniversitesinde iki yıllık Bilgi Sistemleri Yöneticiliği Bilim Yüksek Lisansını (MS ISM) tamamlamıştır ve tezini başarıyla bitirmiştir.
2000 yılında Arthur Andersen bünyesinde Kıdemli Vergi Müdürü olarak çalışmalar yapmış olup, çalışmalarını Yeminli Mali Müşavir olarak sürdürmektedir. Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim lisans belgesini haiz olup, sorumlu ortak başdenetçi unvanı sahibidir. Ayrıca, Yolsuzluk İnceleme Uzmanlığı (CFE) lisansına sahiptir.
Odit Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti.'nin kurucusu ve ortağı olarak yeminli mali müşavirlik, bağımsız denetçilik ve yolsuzluk inceleme uzmanlığı faaliyetini sürdürmektedir.