1-
Ülkemiz ile Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmayan
ülke
vatandaşı olup, Türkiye’de işçi olarak çalışanların
sigortalılığı:
5510
sayılı Kanun'un 4. maddesi ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan
“Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın
Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkında Tebliğ”
hükümleri uyarınca, yabancı bir ülkenin uyruğunda olan,
vatansız olan, göçmen ve sığınmacı olan kişilerden hizmet
akdine tabi olarak çalışanlar 4/a kapsamında sigortalı
sayılmaktadır.
Mülga
4958 sayılı Kanunla değiştirilen 506 sayılı Kanunun 3.
maddesinin (A) bendine göre, 06.08.2003 tarihi itibarıyla bir
işverenin emrinde çalışan yabancı uyruklu kimseler hakkında
istekleri olup olmadığına bakılmaksızın tüm sigorta kolları
uygulanmaktaydı. 5510 sayılı Kanuna göre, ülkemiz ile
Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmayan ülke
vatandaşları için bu uygulama aynen devam etmektedir. Yani,
Türkiye ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmayan ülke vatandaşı
olup, bir hizmet akdine tabi olarak ülkemizde çalışanlar, 4/a
kapsamında tüm sigorta kollarına tabi olarak sigortalı
sayılacaktır.
2-
Ülkemiz ile Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunan
ülke vatandaşı olup, Türkiye’de hizmet akdi ile işçi
olarak çalışanların sigortalılığı:
Mütekabiliyet
esasına dayalı olarak ülkemiz ile Uluslararası Sosyal Güvenlik
Sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere,
yabancı uyruklu hizmet akdi ile çalışanlardan, kendi ülkelerinde
sigortalı olduklarını beyan edenler ve bu durumu belgeleyenler
sigortalı sayılmazlar. Bu durumda olanlar için
ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu İl/ Merkez Müdürlüğüne yazılı
bilgi verilmesi gerekli ve yeterlidir.
3-
Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o
kuruluş adına ve hesabına Türkiye’ye bir iş için
gönderilenlerin sigortalılığı:
Yabancı
bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluşun
aldığı ve yapacağı işlerde çalıştırılmak üzere, yabancı
kuruluş adına ve hesabına Türkiye’ye bir iş için
gönderilenler veya süpervizör
(üst denetçi) olarak gelenlerden, geldikleri
yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduklarını beyan eden ve
bunu belgeleyen kişiler, ister yurtdışından ücret almış
olsunlar, ister Türkiye’de ortağı bulunduğu şirketten ücret
almış olsunlar, bunlar sigortalı
sayılmazlar.
4-
Yurtdışında ikamet edip, Türkiye’de kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlar veya şirket ortağı olanlar:
Yukarıda
sayılan kategorilere girmeyen ve bunların dışında kalan,
yurtdışında ikamet ettiği halde, Türkiye’de kendi adına ve
hesabına herhangi bir hizmet akdine bağlı olmadan bağımsız
olarak çalışanlar vardır. Örnek: Türkiye’de Kurulu bir
şirketin ortağı ve /veya yönetim kurulu üyesi olduğu halde,
Türkiye’de ikamet etmeyenler. Bu durumda olup, ikamet ettiği
kendi ülkesinde sosyal güvenlik mevzuatına tabi olanlar da, 4/b
kapsamında sigortalı sayılmazlar.
Ancak
her ne şekilde olursa olsun, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma
İzinleri Hakkında Kanun ve Uygulama Yönetmeliğinde belirtilen
muaf tutulanların dışında çalıştırılacak yabancı işçiler
için mutlak surette, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından
‘Çalışma
İzni’
alınması gerekir. Çalışma izni
bulunmayan yabancıyı çalıştıran işveren veya işveren
vekillerine her bir yabancı için beşbin
TL idarî para cezası verilir. Bu
durumda, işveren veya işveren vekili yabancının ve varsa eş ve
çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için
gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını
karşılamak zorundadır.
TÜRKİYE’DE
ÇALIŞTIRILACAK YABANCI İŞÇİLER İLE YURTDIŞINDA ÇALIŞTIRILACAK
TÜRK İŞÇİLERİNİN HAKLARI:
Ülkemiz
ile diğer ülke devletleri arasında sosyal güvenlik ile ilgili
imzalanmış olan sözleşmeler, genelde bazı nüanslar dışında
aynı temel anlayışı ve hakları içermektedir. Örneğin, ülkemiz
ile Avusturya arasında 28.10.1999 tarihinde imzalanan ve 01.12.2000
tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Anlaşmasına göre
iki akit devlet vatandaşları için öngörülen haklar özetle
şöyledir.
1-
Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti arasında
yapılan görüşmeler sonucunda; her iki devletin sosyal güvenlik
alanındaki ilişkilerini geliştirmek ve hukuk alanındaki gelişme
ile uyum sağlamak ve her iki akit devlet vatandaşlarının, sosyal
güvenlik hakkındaki iç mevzuatın uygulanmasında eş değerde
tutulması için ve keza kazanılmış ve kazanılacak hakların
korunması amacıyla, bir sosyal güvenlik sözleşmesi
imzalanmıştır.
2-
Bu Anlaşma hükümleri çerçevesinde sigortalılar
açısından aşağıda yazılı hususlar ile ilgili mevzuat
hükümleri uygulanır;
Türkiye
bakımından;
a-
Hastalık Sigortası;
b-
Analık Sigortası;
c-
İş kazaları ve Meslek Hastalıkları Sigortası;
d-
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortası;
e-
Devlet Memur ve Hizmetlilerinin Emekli Sandığı;
Avusturya
bakımından;
a-
Hastalık Sigortası;
b-
Kaza Sigortası;
c-
Emekli Sigortası;
d-
Aile Yardımı;
3-
Sözleşmenin 3. maddesi gereği “Anlaşma,
akit devletlerin vatandaşları ile bunların aile fertleri ve geride
kalan hak sahiplerini” de kapsamaktadır.
4-
Sözleşmenin 6. maddesinde; “7 ve 8’nci maddelerde aksine bir
hüküm yoksa, kazanç getiren işte çalışanlar için, işin
yapıldığı ülke mevzuatı geçerlidir. Bu husus, ikamet yeri veya
işvereninin merkezi diğer akit taraf ülkesinde bulunan işçiler
için de geçerlidir.” denilmektedir. Bu hüküm ile işçilerin
ücret v.s gibi her türlü haklarının
çalıştıkları ülke mevzuatı çerçevesinde alacaklarına dair
bir düzenleme yapılmıştır. Sosyal güvenliklerinin sağlanması
ile ilgili bir düzenleme içermemektedir.
5-
Sözleşmenin 7. maddesinde ise; “Bir akit taraf
ülkesinde oturan işçiler, kendilerini iki akit taraf ülkesinde
çalıştıran bir işveren tarafından diğer akit taraf ülkesine
gönderildikleri takdirde, bunlar hakkında diğer akit taraf
ülkesinde çalıştıkları 24 üncü takvim ayının sona ermesine
kadar, sanki bunlar hala bu taraf ülkesinde
çalışıyorlarmış gibi, ilk
akit taraf mevzuatı uygulanır.”
denilmiştir. Bu madde ile Türkiye’de veya Avusturya’da ikameti
olan işçilerin çalıştıkları firmaları tarafından diğer
taraf ülkeye geçici olarak gönderilmeleri durumunda uygulanacak
mevzuatı düzenlemek amaçlanmıştır. Buna göre örneğin
Avusturya’da ikamet eden ve X firmasında
çalışan bir işçi 24 ayı aşmamak kaydı ile Türkiye’ye
geçici olarak gönderilir ise kendi ülkesinden sigortalılığını
devam ettirebilir ve ülkemizde sigortalı olması gerekmez.
Türkiye
Cumhuriyeti Devleti ile 22 değişik ülke devletleri arasında
muhtelif tarihlerde imzalanarak yürürlüğe konulmuş olan
anlaşmalar sonucunda; sosyal güvenlik alanındaki ilişkilerini
geliştirmek ve hukuk alanındaki gelişme ile uyum sağlamak ve söz
konusu akit devlet vatandaşlarının, sosyal güvenlik hakkındaki
iç mevzuatın uygulanması kazanılmış ve kazanılacak hakların
korunması amacıyla, birer sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış
iç hukuk hükmünde olan bu sözleşmeler ülkemiz de
uygulanmaktadır.
Bu nedenle, 01.10.2008 tarihinden
itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu’nun getirdiği hükümler, tarafı
olduğumuz Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri ile
uyumludır.