Elektronik ödeme sisteminin gelişimi elektronik ticaretin
vergilendirilmesini güçleştirmektedir. Elektronik ortamda yapılan ticaretin
nasıl vergilendirileceği konusunda hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yoğun
bir tartışma sürüp gitmektedir. Bilişim teknolojilerinde yaşanan hızlı
gelişmeler karşısında mevcut vergisel düzenlemeler yetersiz kalmaktadır.
Bu yetersizliğin en önemli nedenlerinden birisi, elektronik ticaretin coğrafi
sınırları ortadan kaldırmasından dolayı, devletlerin kendi yasal düzenlemelerinin
yeni ekonominin oluşturduğu global ticaret düzenini kavrayamamasıdır.
Elektronik ticaret hacminin genişlemesi, ülkelerin Maliye İdarelerinin bu
alanda yeni düzenlemeler yapmalarını gerektirmektedir. Maliye idarelerinin görevi
gerçek kişi veya kurumlarca, gelir elde edildiği anda ve yerde, o işlemi
vergisel açıdan tam anlamıyla kavrayabilmektir. Elektronik ortamda yapılan
ticari işlemlerde, vergiyi doğuran olayın varlığını ortaya koyabilmek
oldukça zor olmaktadır.
Vergiyi doğuran olay devletin vergilemenin temelidir. Vergi alacağı veya mükelleflerin
vergi borçları, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın ortaya çıkması
ve hukuki durumun tamamlanması ile doğar. Internet üzerinde yapılan işlemlerde
vergiyi doğuran olayın kavranabilmesi açısından, fiziki mallar gibi somut
ürünlerin yanında enformasyon ve veri kaynakları gibi dijital ürünlerin alışverişinin
de yapılabiliyor olmasından dolayı güçlükler bulunmaktadır. Kurumlar
vergisi, gelir vergisi, katma değer vergisi, gümrük vergisi, damga vergisi…vs.
vergiler yasalaşırken geleneksel ticaret yöntemleri esas alınarak tanımlamalar
getirilmiştir. Örneğin, bir Internet kullanıcısının bilgisayarında
kullanmak üzere, dijital parası (elektronik para) ile yurt dışındaki bir
banka aracılığı ile ödemelerini gerçekleştirmek suretiyle deniz aşırı
ülkelerden birindeki bilgisayar sunucusu üzerindeki bir web sitesinden alışverişte
bulunması durumunda, yukarıda anılan vergi kanunları açısından verginin
konusu, vergiyi doğuran olay, vergi mükellefi…vb. tanımlamalar nasıl yapılacaktır?
Kazanç nerede ve kim tarafından elde edilmiş sayılacaktır? Tüm bu
konularda, geleneksel ticari yöntemlere uygulanmak üzere, vergi kanunlarımızdan
vergisel çözümler üretmek olanaklı değildir.
O halde, elektronik ticaretin vergilendirilmesi konusunda neler yapılmalıdır?
Her şeyden önce ticaretin globalleştiği dünyamızda elektronik ticaretin
vergilendirilmesi için devletlerin yalnız başlarına vergisel bir çözüm üretmeleri
mümkün değildir. Vergisel alanlarda yapılabilecek her bir düzenleme serbest
ekonomiye devletin bir müdahalesi gibi algılanacak ve sermayenin ülke dışına
çıkmasına neden olacaktır. Oysa, uluslararası bazda alınabilecek önlemler
ve uygulanabilecek yaptırımlar aracılığıyla, dünya üzerinde elektronik
ticaretin vergilendirilmesinde önemli adımlar atılmış olacaktır. Yada..
Yada Türk Maliye İdaresinin uyguladığı dünya ülkeleri içerisinde
nacizane ve mantık dışı bir yöntemle elektronik ticaret vergilendirilmeye
çalışılacaktır. Ülkemizde bilgi ekonomisinin yeni yeni gelişmekte olduğu
bir dönemde, elektronik ticaret konusunda firmaların çok olumlu düşündüğü
ve yatırımlarını planladıkları bir ortamda, Maliye İdaresi, telekomünikasyon
hizmetlerindeki Katma Değer Vergisi oranını %50 ye varan bir oranda artırmak
suretiyle %17 den %25 e yükselterek Internet erişimini pahalandırmıştır.
Vergi oranının bu seviyede artırılması, ekonomik darboğaz içerisinde
bulunan ülkemizde insanların bilgiye ulaşmasında ve elektronik ticaretin
gelişiminde caydırıcı bir etki yaratmıştır.
Internet kullanıcılarının, ev ve işyerleri telefon hatları aracılığıyla
siber ortamda bilgi çağını yakalaması olanakları ve elektronik ticarette
bulunmasını gerektiren Internet'e erişimleri pahalanmıtır. Elektronik
ticareti vergilendiremeyen Maliye İdaresi elektronik ticareti yok etmeye çabalamaktadır.
Her şeye rağmen elektronik ortamda çağdaş uygarlıklar düzeyini yakalamaya
çalışan Türk Internet kullanıcıları ve girişimcileri daha fazla vergi yükü
altında kalmışlardır.
Devlet olarak yapılması gereken elektronik ticaret üzerinden vergi
alabilmektir; yoksa onu engellemek, ikame etkisi yaratmak suretiyle girişimci
ruhunu engellemek ve ülke ekonomisinin gelişimini durdurmak değildir.
Elektronik ticareti vergilendiremeyen Devlet, Internet erişimini %50 oranında
pahalandırmak suretiyle dolaylı bir biçimde vergileme yapmaktadır. Dünyanın
uygar ülkelerinde Internet erişimi neredeyse ücretsiz iken ve hatta devletler
tarafından desteklenmekte iken, ülkemizde Internet erişiminin vergi oranları
artırılmak suretiyle engellenmesini anlamak oldukça güçtür.
Bu durumda, Devlet olarak yapılması gereken iş, en kısa sürede Internet
erişimini ucuzlatıcı tedbirleri almak olmalıdır. Anayasal hukuk düzeni,
bireylerin haber alma özgürlüklerinin kısıtlanmasının ve ekonomik gelişimlerinin
önlenmesinin karşısındadır. Sonuç olarak, Internet erişimi için ayrı
bir vergisel düzenleme yapılmak suretiyle, çağdışı bir biçimde uygulanan
elektronik ticaret vergisinin önlenmesi hususunda Maliye İdaresinin gerekli çalışmalarda
bulunmasının en büyük dileğimiz olduğunu belirtmek anayasal bir vatandaşlık
görevdir.
Eser Sevinç
Maliye Eski Başmüfettişi
İstanbul, 13.12.00