Vergi tekniği raporu (VTR) - Yazılarımız - Eser Sevinç YMM Tek Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti.

Tek Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti.
İçeriğe git

Ana menü:

Vergi tekniği raporu (VTR)

Eser Sevinç YMM Tek Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti.
Yayınlayan içinde Vergi ·
Tags: VTRVİRincelememüfettişraporDanıştayyargıdava
Vergi müfettişlerince yürütülmekte olan incelemelerde her türlü delil ve ispat vasıtası toplanarak somut bir şekilde maddi vakıayı ortaya koyan ve/veya birden fazla mükellefi veya vergi türünü ya da aynı mükellefin birden fazla vergilendirme dönemini kapsayan ve eleştiri konusu yapılabilecek hususların tespitini gerektiren durumlarda, konunun tek bir raporda ifade edilebilmesi amacıyla VTR düzenlenebilecektir. Bu raporlar, müteakiben düzenlenecek vergi ilceleme raporlarının (VİR) ekini oluşturacaktır.

VTR, içeriğinde tarhiyat önerisi yer almayan, ancak mükellef hakkında tarhiyat önerisi içeren VİR’e dayanak teşkil eden raporlardır. VİR ise, Vergi Usul Kanunu’nun ve diğer gelir kanunlarına göre yapılan vergi incelemeleri sonucunda düzenlenen rapordur.

Mükelleflerin, savunma haklarını tam olarak kullanabilmeleri için, aleyhlerinde yapılan işlemin içeriğini eksiksiz öğrenme hakları vardır. VTR’ye atfın dışında hiçbir bilgi içermeyen VİR’in mükellefe tebliği savunma hakkının gereklerinin yerine getirildiği anlamına gelmez.

Mükellefe VİR’in tebliğ edildiği ama dayanağı VTR’nin tebliğ edilmediği bir ihtilafta, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun E.2014/304, K.2014/563 sayı ve 18.6.2014 tarihli Kararında, “Vergi Usul Kanunu’nun takdir komisyonu kararı veya inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye eklenmesini öngören düzenlemesi, talep veya dava hakkının gereği gibi kullanılmasını amaçlamaktadır. Buradan, mükellefin uzlaşma, dava açma ve savunma gibi yasal haklarını kullanabilmeleri için tarhiyatın dayanağı olan ve tarhiyatın yapılma nedeni ile matrah farkının tespitine ilişkin hesaplamaların nasıl yapıldığına dair açıklamaları içeren takdir komisyonu kararının, VİR’nin ve tarhiyata dayanak alınan mükellef adına düzenlenmiş VTR’nin ihbarnameye eklenmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacının hangi suç ile isnad edildiğini öğrenme ve bu duruma göre savunma yapma hakkı elinden alındığı gibi kendisine ait bilgilerin verilmemesi, Vergi Usul Kanununun ‘Vergi Mahremiyeti’ başlıklı 5. Maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceğinden, sadece vergi ve ceza ihbarnamesi ile VİR tebliğ edilmek suretiyle, işlemlerin dayanağı mükellef adına düzenlenen VTR’nin tebliğ edilmemesi(nin) davacı hakkında tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası” olduğuna hükmetmiştir.

Ayrıca, Danıştay 4. Dairesi’nin E.2013/6416, K.2014/4054 sayı ve 3.6.2014 tarihli Kararında; “... davacının hangi suç ile isnad edildiğini öğrenme ve bu duruma göre savunma yapma hakkı elinden alınmış bulunduğu"na hükmederek esastan karar veren Yerel Mahkeme Kararını bozmuştur. Danıştay 3. Dairesi’nin E.2000/1150, K.20101/2696 sayı ve 5.7.2001 tarihli bozma Kararının gerekçesi; “(…)Vergi Usul Kanununun 35. maddesinde VTR’nin ihbarnameye eklenmesi öngörülmemiş ise de, buradaki kuralın amacı, ilgilileri tarhiyat hakkında bilgilendirmek ve savunma haklarını kullanmalarına olanak sağlamaktır. İhbarnameye yalnızca yapılan tarhiyat hakkında davacıyı yeteri kadar bilgilendirmeyen VİR’in eklenmesi, bu kuraldan beklenen amacı gerçekleştirmez. Tarhiyatın yasal ve maddi dayanağı olan VTR’nin davacıya duyurulmaması, anılan Kanunun 108. maddesindeki düzenleme karşısında esasa müessir bir şekil hatası olup, ihbarnameyi hükümsüz kılar.” şeklindedir.



Yorum yok

Tek Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. YMM.Net
İçeriğe dön | Ana menüye dön